Müzik ProgramlarıMüzisyen piyanist ve ihtiyacı olan arkadaşlarıza çeşitli müzik programları hakkında destek için açılmıştır.
(Ses kayıt programları midi edit programları sample programları)
Sitemizden indirdiğiniz program destek hattı
batı klasik müziğinin ana notası do'dur. yani parçanın modal altyapısı do notasına göre relatif oluşturulur, minör ya da majör seçilir ve de akorlar mixolidyan, ionian, frigyan, dorian, lydian, locrian, aoilyan modlarına göre yerleştirilir.
12 noktadan (diyez ve bemoller dahil) yalnızca 7 ya da 8'ine akor yerleştirilir, bu akorların majör-minör ya da modifikasyonları parçanın majör ya da minör oluşuna göre seçilir ve oluşturulur, solo enstrumanlar akor değişikliklerinde bu akora uyumlu mod ya da gamdaki iniş çıkışlara uyarlar. varsa vokal de her akor değişikliğinde bu akorun adını taşıyan gamdaki ya da mode'daki notalar içerisinde seslendirir.
her bir notanın (diyezler ve bemoller tümüyle)arasındaki mesafe yani frekans farkı yarım perdedir, yani logaritmik olarak frekansı kaç olursa olsun, bir önceki ya da bir sonraki nota ile herhangi bir notanın arasındaki oran sabittir. ayrıca bir oktavdaki do notasıyla bir üst oktavdaki do notası arasındaki oran 1/2'dir. yani 12'lik müzik sisteminde notalar:
frekanslarına karşılık gelir. ve bu frekansların as ve üs katları (2 katı, 4 katı, 1/2 katı, 1/4 katı, 8 katı vb...) farklı oktavlardaki aynı notaya tekabül eder. mesela 440 hz'lik orta la notasının 2 katı olan 880 hz bir üst oktavdaki la notasıdır. aynı şekilde frekansı 261.63 hetz olan orta do notasının frekansının yarısı olan 130.815 hz bir oktav aşağıdaki do notasıdır.
müzikte frekanslar logaritmik gider, lineer gitmez. yani sayı sistemleri yani sayma matematiği sayılabilen gerçek nesnelerde lineerdir. doğanın matematiği ise logaritmadır ve de insan doğadaki sesleri 2'nin katlarına bağlı logaritmik sisteme göre algılar. 12'lik sistemin dışında 22'lik ve de 31'lik ve de bunların detone edilmiş hali olan müzik sistemleri mevcuttur. batı müziği 12'lik, doğu müziği ise 22'lik ve de 31'lik sistemdedir. bu sistemlerde de bir frekans ile katlarının arası eşit sayıda notalara bölünmüştür(birinde bir oktav 22'ye, diğerinde 31'e bölünmüştür)
İki notanın frekanslarının birbirine oranı eşit olduğuna göre, öyleyse mesela sol notasıyla çalınan majör ile mi notasından çalınan majörün, ya da la'den çalınan minör ile re'den çalan minörün aynı etkiyi bırakması gerekir dinleyicide. çünkü herbir akorun kendi notaları arasındaki rölatif oran ve de logaritmik mesafe eşit. o halde şöyle bir gerçek var, o da parçanın karar sesi ya da hangi ana nota üzerinden başladığı, yani sol'den mi, do'dan mı ya da re'den mi başladığı, parça içerisinde kullanılan akorun anlamını değiştirir. ayrıca en başta yazdığım sebeplerden ötürü parçanın minör ya da majör oluşu parçanın içerdiği akorların verdiği hissi değiştirir.
sözgelimi, do'dan başlayan bir parçadaki sol majör ile mi'den başlayan bir parçadaki si majör aynı etkiyi verir, çünkü aradaki rölatif mesafe ve de frekans oranı aynıdır. parçanın başlangıç notası ve de karar sesi dinleyicinin beklentisini ve de algısını belirlemektedir.
çoğunlukla ortaçağdan beri klasik müzisyenler genelde c(do) majöre göre (do notasına göre) beste yaptıkları için ve de piyanonun beyaz tuşlarındaki ve de portedeki notalar yani ana notalar do notasından başlayan majör dizi olduğu için, genelde dinleyicinin algısı ve de beklentisi ve de kulak alışkanlığı do majör dizisine göredir. bu sebeple sanıyorsam bu akorlar ve de ruhsal etkileri do majör dizisi içerisindeki anlamına ve de kulak alışkanlığına göre.
sabit nokta belirtilmeden yani çıpa noktası-başlangıç ses verilmeden çalınan her türlü majör, her türlü minör, her türlü 9'lu, 11'li 13'lü, 7'li 4'lü 6'lı akor kendileri arasında aynı etkiyi bırakacaktır. çünki müzikte notalar yani frekanslar logaritmik olarak rölatif-görecelidir.
mono yada “monoural” ses, ses sinyalinin tek bir kanala kaydedilmiş olması anlamına gelir. mono sesi birden fazla hoparlörde dinleyebilirsiniz. fakat tüm hoparlörler aynı ses sinyalinden beslenecektir.
stereo
stereo yada “stereophony” ses sinyalinin iki kanala kaydedilmiş olması anlamına gelir. İki hoparlör yardımıyla ‘mono’dan çok daha geniş bir dinleme alanı yaratılır. bu dönemin gelişmeleri dinleme keyfini birkaç kat arttırmanın ve doğal sese daha yakın bir tını yakalayabilmenin yanısıra ses reprodüksiyonuna iki boyut kazandırdı.
dolby surround (yada dobly stereo)
her şeyden önce tüm “çok kanallı” ses formatlarını , kodlama (yada sıkıştırma) ve kod açma mantığına dayandığını belirtmeliyiz. bunun sebebi çok kanallı verinin saklanma / taşınmasında ki kapasite sorunudur. bu nedenle analog çevreleyen sesin ilk formu matriksleme adı verilen bir yöntemle yaratılmış dır.bu yöntemin en bilinen örneği’de 70’li yıllardaki başarısız 4 kanallı “kuadrofonik” sestir.
kuadrofonik ses yaşayamadığı ama ardında tüm çevreleyen ses formatlarına temel oluşturan matriksleme yöntemini miras bıraktı. bu yöntemin çalışma prensipleri bugün çok kanallı dijital ses tenolojilerinin de temelini oluşturur. teknik anlamda 4-2-4 matriksleme olarak da bilinen dobly surround formatında ses sağ , sol ve efekt olmak üzere 3 kanaldır.
bir başka ifadeyle ses, 4 kanal olarak kodlanır. ancak 3 kanal olarak çözülür. merkez kanal aynen stereo ses imjında olduğu gibi sanal olarak meydana gelir.
dobly surround pro logİc
dobly surround pro logic 90’lı yılların başında dobly surround formatının evrim geçirmiş versiyonu olarak tanıtıldı ve hızla yaygınlaştı.
dobly surround pro logic, dobly surround ile aynı analog temele ve 4-2-4 matriksleme formülüne dayalıdır. kodlama işlemi de tamamen aynıdır. fark “kod çözme” aşamasındadır. yukarıda açıkladığımız üzere dobly surround formatında sağ merkez sol efekt sinyalleri stereo kanallar üzerine bindirilmek üzereydi (matriksleme). dobly surround pro logic kod çözümü sırasında yapılan bu matriks’in 4 kanal olarak yeniden çözülmesidir. dobly surround pro logic formatının , dobly surround’dan farkı merkez kanalın sanal olarak değil doğrudan verilmesidir. dobly surround pro logic formatının öncülüğüne göre diğer üstünlükleri ise daha iyi kanal ayrımının yapılabilmesi ve daha gerçekçi bir ses imajının yaratılabilmesidir.
dobly surround pro logİc ii
pro logic ii herhangi bir stereo program mataryelinden (örn: cd) sol merkez sol efekt ve sağ efekt olmak üzere 5 kanal çevreleyen ses etkisi yaratabilmekte. pro logic ii’nin pro logic formatında yaptığı teknik iyileştirme ise 2 adet efekt kanalını sunuyor olması. bunlara ek olarak pro logic ii kullanıcıya bas frekans kontrolü de sunuyor ve bu formattaki kanal ayrımı da önce ki iki versiyona göre daha etkili.
dts neo:6
dts tarafından geliştirilmiş olan neo:6 formatını işleyiş mantığı dobly pro logic ile aynıdır ve matriksleme formülüne dayalıdır. yukarıda açıkladığımız üzere matriksleme sağ merkez sol efekt kanallarının ses sinyallerinin 2 kanal üzerine bindirilmesini ifade ediyor. bu şekilde kaydedilmiş materyalin işlenmesi sırasında yapılan matriks’in yeniden çözülmesi ve hoparlörlere dağıtılmasıdır. (hoparlör sayısı 4,5 yada 6 olabilir)
dts neo:6, dobly pro logic’de yada (pro logic ii’de) olduğu gibi tv izlerken yada cd dinlerken çevreleyen ses ortamı yaratan bir formattır ve tüketici elektroniği cihazlarında bir ibare ile belirtilir.
dobly dİgİtal (ac-3)
dobly digital (ac-3) formatı temel olarak insan kulağının duyma sınırlarından yola çıkarak ses sinyalindeki duyulamayan frekansların atılması böylece veri miktarının azaltılması prensibine dayanır. 1987’de a.b.d.’de standartlaşma çalışmaları başlayan hdtv (yüksek tanımlı televizyon) yayınları için 4 yada daha fazla ses kanalı düşünüldü. ancak dönemin teknolojisi bunun randımanlı olarak elde edilebilmesi için yetersiz kaldı. bunun üzerine başlayan araştırmalarda dobly digital’in ortaya çıkışına sebep oldu. her ne kadar format başlangıçta hdtv için geliştirilmiş olsa da bu uygulamaları 35 mm. sinema filmlerinde görüldü. dobly digital formatında birbirinden tamamen bağımsız ve her biri tam frekans (ortalama insan kulağının duyma aralığı olan 20 - 20000 hz) aralığında çalışan 5 kanal bulunuyor.sağ sol merkez sağ efekt ve sol efekt adı alan bu kanallar dışında birde “+1” olarak adlandırılan ve 3-120 hz aralığındaki alçak frekansların yönlendirdiği lfe(alçak frekans) kanalı yer alıyor. dobly digital formatını temel özelliklerine gelince... dobly digital formatında her hangi bir matriksleme işlemi yoktur. arka efekt kanalları birbirinden bağımsızdır (dobly pro logic’de efekt kanalının mono olduğunu ve arka – yan 2 hoparlöre bölündüğünü hatırlatalım) dobly surround formatın da ön 2 kanaldan matrikslenen lfe(bas frekans) kanalı dobly digital de tamamen bağımsız olarak kodlanır. bunun uygulamadaki karşılığı bas ağırlıklı sahne efektlerinin etkisinin artmasıdır.
dts dİgİtal surround
dobly digital’de alternatif olarak piyasada yer alan ve ik olarak 1993 yılında vizyona giren jurassİc park filmiyle dünyaya tanıtılan dts (digital theater system) formatıda dobly formatların da olduğu gibi aslen sinema film’leri için geliştirilmiş format. sinema filmleri için kullanılan versiyona (dts-6) ile ev uygulamalarına adapte edilmiş biçimi farklılıklar göstermekle birlikte temel çalışma prensipleri aynı dts sisteminin daha yüksek veri oranları kullanabilmesi dolayısıyla ses kalitesinin dobly digital’e kıyasla daha iyi olması onu sinema salonlarında tercih edilir hale getirdi.ancak ev sinema uygulamalarında durum farklı. dts’in daha yüksek veri oranı kullanması verini yukarıda söz ettiği sebeplerden dolayı disk’de daha fazla yer kaplamasına yol acar bu nedenle de dvd’lerde bir standart değil bir seçenek. aynı sebeplerden dolayı da dijital yayıncılık alanında kullanımı yok. bir çok ev sinema meraklısının dts daha kaliteli iddiası bu bakımdan doğru ancak bu kaliteyi dobly digital’den daha fazla disk alanı kaplayarak elde edebilir. bu sonucu dvd kapasitenin sınırlanması dts digital surround formatıda dobly digital gibi 5+1 kanal prensibi üzerine kuruludur ve cohorent acoustic coding (coc) algoritma cd’de kullanılan teknoloji ile benzerlik taşır işin “sıkıştırma” cephesinde ise işler dobly digital’deki gibi yürür.
dobly dİgİtal ex
dobly digital ex dünyada hızla yaygınlaşan 5.1 formatını bir basamak daha yukarı çıkarmak için geliştirilmiş bir format. artısı 5.1 formatında yer alan iki arka efekt kanalına bir efekt kanalı daha eklenmesi. bu formatında önceki dobly teknolojilerinde olduğu gibi hem sinemaya hem de eve yönelik uygulamaları var. eklenen ekstra efekt kanalı dinleyicinin arkasına yerleştirilen hoparlörleri beslemek için kullanılıyor. dobly digital ex formatını kullanabilmek için a/v alıcınızın bu özelliği desteklemesi ve sisteme eklenecek bir hoparlör için çıkış bulunması gerekir. bu format 6.1 yada 7.1 olamak üzere üzere iki biçimde kullanılıyor.
dts-es (6.1 dİscrete yada 6.1 matrİks)
dts’nin sonundaki es takısı extended surround (genişletilmiş çevreleyen ses) anlamına geliyor. bu format da dobly digital ex ile aynı çalışma prensibine sahip. temel mantık ses sinyaline arkaya yerleştirilen ekstra bir hoparlörü besleyecek bir efekt kanalının daha eklenmiş olması.
dts-es 6.1 discrete ile 6.1 matrix arasındaki fark da şu: eğer program materyali (örn: dvd) birbirinden bağımsız 6.1 kanal ses sinyali içeriyorsa dts-es 6.1 discrete formatı devreye giriyor, ses sinyali 6.1 kodlanmamışsa (dts 5.1 ise) altıncı kanal 6.1 matriks özelliği ile 5.1 kanaldan türetiliyor.
1-)midtonelarında güçlü ve iyi ses veren bir bass drum (kick) seçin. seçtikten sonra waveform'a bakın,en yüksek noktayı alın,sample'ın başlangıcı çalmak üzere buraya koyun. (bunun sonucunda 1 khz'de clipleyecek, eq'da bu sonucu alamazsınız.)
bittikten sonra kick'i düzenleyin ve sonra da düşük frekansları yok edin.
(500 hz'ye kadar )
2-)daha düşük frekanslara sahip (örnek olarak 808 stili) başka bir kick seçin ve treble'ı 1khz'ye kadar yok edin.
3-)bunları birlikte loop yapın ve aynı anda çalın. daha sonra daha düşük frekanslı olan kick'e 2 ya da 3 ms' lik delay verin.
4-)İkisini bir sample olarak birleştirin.(kickler her zaman monodur.) gerekirse yenide kaydedin.
5-)İlk olarak yeni kick'i ayarlar :
attack : 11ms
treshold : -10/15db
ratio : 4 veya 5:1
ve (release olmayacak) şekilde compressor a sokun.
6-)gerekirse eq ayarı yapın. (çoğu zaman ihtiyacınız olmayacaktır)
parça için doğru kick sample'ını aldıktan sonra compression'a şu ayarları uyguluyorum:
ratio 7:1, treshhold -13,-15 db arası gain db meter yarımıyla decibelli 0'a gelene kadar yükseltilior. genelde gain 6,7 arasında oluyo,attack'ide 10'a ayarlarım.
bir de low pass filtre 16000 hz'e dayıyorum.
eq ayarlını ise istediğim şeye göre değiştiriyorum daha derinden vuran bi kick istiosm 250 hz civarını indirip 90 hz ciavrından kaldırıyorum ama fazla değil daha tak diye vuran bi kick istiosam kickin frekans aralığına göre midlerini yükseltiorum...gerisinide mixin geneline göre volumden ayarlıyorum.
gerçek trance "daan" diye tertemiz vuran bi kick yapmak istiosanız işin sırrını:
işin sırrı;
iki adet kick alınır bunlardan birisi kesinlikle tr-909 bassdrum larından biri olmak zorundadır..ikicisi ise daha tiz tonlu bi kick seçilir...
1-909 drum bass'ı bir kanala atarsınız eq ayarlarını kickin midlerini(250-400hz arası genelde) çok indirir 90 hz tarafını yükseltirsiniz bu kick oluşacak kickin bass kısmıdır...daha sonra eq ayarlarına geri döncez...başka bişey yapmayın bu kanala...
2-diğer kicki ikinci kanala atarsınız bu kickin ise 90 hz tarafındaki asıl tak diye vuran hz'lerini kısar mid ve tizerlini yükseltirsiniz ve çok az bir hall reverb yada benzeri bir reverb verirsiniz yüzde 5 gibi bi ayar çakarsınız...
3-şimdi bu ilk iki kanalı bir üçüncü kanala atarsınız her iki kanaldan gelen ses bu tek kanaldan çıkacak şekilde bu kanala da yukarda söylediğim compression ayarlarını uygularsınz yada hazır compression ayarlarından bir brickwall compression seçebilirsiniz sesin duvara çarpmış etkisi verdiği için adı brickwalldur genelde "daan" etkisini yaratır bunun üstünde oynama yaparsınız...
4- burda asıl işin espirisi işki kick sesini biri bass biri tiz olmak üzere tonlarken eq ayarlarını frekanslar birbirine çarpıycak şekilde ayarlamaktır burda kulağınız devreye giriyor seçtiğiniz kick tonlarına göre doğru ayarı oturtuğunuz zaman çıkan sonuç çok etkili oluyor.tonlamayı yaparken bir spectrum analyzer yada eq analyzer kullanmanızı tavsiye ederim kulağın farkedemediği frekansları görsel olarak görerek doğru tonlamanıza yardımcı olur...
daha sonra oluşan kick sesini o şekilde kullanabilirsiniz ama 3 kanalı işgal edeceğinden wav'a çevirip kullanmanızı tavsiye ediyorum.
2)req ile istediginiz sesi ince ayarlar ile elde edebilirsiniz. sonrasinda maxbass ile kick'teki bass frekanslari yukseltmek mumkun. efektleri uygulama sirasi onemlidir.
3)kick once req'dan gececek, sonra maxbass sonrasinda da c1.
4)ikinci bir secenek ise req'dan sonra c1 sonra maxbass sonra yine c1 kullanmak.