bağlamanın teknik özellikleri...

musyshen

Yeni Üye
Katıldı
21 Eyl 2008
Mesajlar
266
Puanlar
18
Yer
bolu
Enst.
yamaha A2000, Korg pa3x pro, bağlama
BAĞLAMANIN TEKNİK ÖZELLİKLERİ

baglama_teknik.jpg
Dut ağacı bağlamanın en yaygın ve en eski malzemesidir. Bu seçim boşuna olmayıp, dutun bağlamaya hem görsel hem de akustik açıdan yakıştığı bir gerçektir. Asya da kullanılan bağlama benzeri çalgıların da temel malzemesi gene dut ağacıdır. Ancak son çeyrek yüzyıl içinde mevcut ağaç potansiyelinin bilinçsizce harcanması ve yabancı ağaçların girmesiyle birlikte dut kullanımı azalmış ve başka ağaçlardan da tekne yapılmaya başlanmıştır. Tekne yapımında kullanılan yerli ağaçlar arasında gürgen (kayın), kestane, karaağaç, ceviz ağacı gelmektedir. Yabancı ağaçlar arasında vengi, paduk, gül, maun sıkça görülür. Teknede kullanılacak ağacın gözenekli, gevrek, en az orta sertlikte, rezonans yapabilecek nitelikte olmalıdır. Adı geçen ağaçlardan özellikle dut, karaağaç, vengi, paduk, maun ve ceviz teknede iyi sonuç vermektedir.

Bağlama yapımının tarihsel gelişimi incelendiğinde bundan yarım yüzyıl öncesine kadar bağlama teknesinin sap ile aynı ağaçtan, yekpare olarak yapıldığı ve genel görünüm itibariyle cura-bağlama veya en fazla tanbura boyutlarında olduğu görülür. Eski bağlamaların ağızları dar, formları köşelidir. Çoğunlukla ses deliği yoktur veya delik(ler) ses tahtası üzerindedir. Sapın ve teknenin yekpare olmasının yanısıra ses tahtası olarak da dut ağacı kullanımı yaygındır. Yekpare sap-tekne geleneği halen Fethiyeli Ramazan Güngör Usta (aynı zamanda şelpe tekniğinin çok önemli bir icracısıdır) tarafından sürdürülmektedir. Şehirleşme süreci ile birlikte bağlamanın tekne, sap ve ses tahtası ayrı parçalardan ve ağaçlardan yapılmaya başlanmıştır.



TEKNE :
Tekne formu önceleri küçük, dar ağızlı ve sivri modelli iken özellikle seksenli yıllardan sonra derinlik ve ağız genişliği anlamında büyüyüp, arka kesit itibariyle U görünümlüleştiği ve daha dolgunlaştığı görülür. Bunda kısa saplı bağlamanın yaygınlaşmasının büyük rolü vardır. Diğer taraftan, teknedeki bu değişikliğin bir sebebi de volüm konusunda zayıf kalan bağlamanın bu dezavantajının giderilmesi amacıdır. Özellikle ellilerden itibaren şehirleşen bağlama hem volüm problemini çözmek için tekne ve sap boyu olarak büyümüş (divan ve meydan sazı) hem de tek boyutun veremediği tonları elde edebilmek amacıyla büyümeye ilaveten küçülmüştür(cura). Sapta kırma açısı da bu sıralarda kullanılmaya başlanmıştır. Ancak konuyu netleştirmek açısından şu tarihsel ve mantıksal doğrunun altını çizmek gerekir; bağlama karakteri itibariyle dar ağızlı, ağız genişliğinden 1-2 cm kadar fazla derinlikli, profilden hafif sivri, arkadan V görünümlü ve uzun saplı bir çalgıdır.


SES TAHTASI :
Göğüs, döş veya kapak adlarıyla da anılan ses tahtası, bağlama da akustik işlev üstlenmiş, hayati bir bölümdür. Alan itibariyle ud, gitar, tanbur gibi çalgıların ses tahtalarından daha dar ve kalınlık olarak kalın olduğundan niteliği ve takılma şekli son derece önemlidir. Öyle ki bu saydığımız unsurlardaki ufak olumsuzluklar bağlamanın hassas akustik dengesini etkiler. Bunların yanısıra bağlamadaki ses tahtasının balkonsuz ve tellerin hemen hiçbir telli çalgıda bulunmayacak kadar ince olması da bu oluşturulması zor dengeye ilave zorluk katmaktadır.

Ses tahtasında kullanılan ağaçlar ladin ve köknardır. Son zamanlarda aslen gitar ses tahtası olarak kullanılan koyu ve açık renkli sedir ağaçları da takılmaya başlanmıştır.

Bağlama ses tahtasının en önemli özelliği de iki yönde bombeli olmasıdır. Bombe bir taraftan tahtanın tellerin yükü altında çökmesini önler diğer taraftan da tınıya bas-tiz dengesi açısından karakter kazandırır. Söz konusu bombelerin yanal olanı tekne ağzına verilen hafif kubbemsi eğime tahtanın ısıtılıp eğilerek oturtulması yoluyla elde edilir. Diğer bombe ise doğrusaldır (sap yönündedir) ve takılış esnasında kanca ile tahtanın kastırılmasıyla elde edilir. Bağlamanın tarihi boyunca bombe kullanımı incelendiğinde eski çalgılarda bombeye çok önem verildiği hatta bugünkü kullanımına göre oldukça abartıldığı gözlemlenir.


SAP :
Kol diye de adlandırılan sap, bağlamanın fiziksel olarak işlev üstlenmiş bir bölümüdür. Genellikle akgürgen (kayagürgeni), sarıgürgen (kayın) ve akçaağaçtan (kelebek) yapılmakla birlikte eski çalgılarda eriğin de kullanıldığı da görülür. Prensip itibariyle sap olarak kullanılacak ağacın gözeneksiz cinsten, homojen nitelikli ve özgül ağırlığı fazla olması gerekir. Saplık ağaç en az birkaç sene bekletilmiş olmalıdır. Ağacın üzerinde budak, hare veya düğüm bulunmamalıdır. İyi bir saplık ağacın özelliği liflerinin kesintiye uğramaksızın ve mümkün olduğunca doğrusal olmasıdır. Ayrıca estetik görünüm de tercih edilmelidir.


AKUSTİK AÇIDAN BAĞLAMA :
Bağlamanın akustik işleve sahip üç bölümü vardır: Bunlar; "tekne", "ses tahtası" ve "orta eşiktir". Bağlamada rezonans, tezenenin telleri tınlatmasıyla elde edilir. Tınlayan teller orta eşik yoluyla ses tahtasını, ses tahtası da tekneyi tınlatır. Bu hareket bu aşamadan sonra geriye döner ve teknenin ses tahtasını tınlatması, onun da telleri tınlatmasıyla bir etkileşime dönüşür. Bağlamada ses, akustik elemanlar arasında iki türlü yayılır; "ağaçtan ağaca" ve "havadan (boşluktan) ağaca". Şüphesiz ağaçtan ağaca yayılım daha güçlü ve önemlidir. Genel olarak arkadan U ve V kesitli olmak üzere iki tip tekne vardır. Başka birçok özellik de etkilemekle birlikte U kesitli tekneler daha dolgun ve bas karakterli; V kesitliler de tiz karakterli ses üretir. Bağlama teknesi bir çeşit rezonatördür. Teknede tizler ses tahtası ile yarı derinlik arasında, baslar da teknenin sırt ve dip kısmında tınlar. Dolayısıyla sırt ve dip kalınlığı çok ince teknelerde baslar koftur.

Teknenin yanaklarını hafif içeri doğru kıvrık olması sese lezzet katıcı bir özelliktir. Profilden 'yarım armut' şeklinde tarif edilen bağlama formunun yarım daire şekline yaklaşmaması gereklidir. Profilden, dolgun sırt ve boyun kesiti akustik açıdan ölü bölgelerdir. Sesin odaklanması ancak form, ağız genişliği ve derinliğin kombinasyonuyla sağlanır. Fazla derinlik sesin içerde kalmasına (dolayısıyla boğuk ve kof olmasına), az derinlik de önde veya dışarda tınlamasına (dolayısıyla çok bağırtkan ve boş, renksiz tınlamasına) sebep olur. Tekne kalınlığı yanaklarda 3 mm.den az olmamalıdır. Bu kalınlık sırt ve dipte en fazla 3,5 mm, ses deliği çevresinde 5mm. civarında olmalıdır.

Ses tahtasının her bölümü aynı derecede tınlamaz. En rahat ve fazla tınlayan kısım bir (tanbura düşünüldüğünde) ortada, bir insan eli büyüklüğündedir. Bir ses tahtasında yanal ve doğrusal olmak üzere iki bombe olmalıdır. Bu bombeler gerek gözle gerekse cetvel veya mastar yardımıyla görülebilir. Tahta kalınlığı küçük boylarda en ince yerde (sapa yakın dar kısım) 3mm den az, en kalın yerde (arka kısım) 5 mm den kalın olmamalıdır. Orta ve büyük boy bağlamalarda bu ölçülere 1-1,5 mm eklenmelidir.

Orta eşik yumuşak (kelebek, porsuk) veya sert ağaçlardan (kızılcık, şimşir, çalı) yapılabilir. Bu tercih bağlamanın bas-tiz dengesindeki zaaflara göre yapılmalıdır. Aşırı parlak, tizleri baskın çalgılarda yumuşak ağaç basları açar. Diğer yandan boğuk tonları sert eşik kullanarak açmak mümkündür. Orta eşiğin üstte sert, altta yumuşak ağaç kullanılarak iki katlı yapılması da mümkündür. Bu tip eşik de basları açıcı özelliktedir. Eşiğin tellerin altına gelmeyen kısımlarını oyarak boşaltmanın iç sürtünmeyi azaltmak açısından faydası vardır. Ayrıca tellerin bastığı ağız kısmının ve eşik tabanının geniş olması basları, dar olması da tizleri destekler.

...Her çalgıda olduğu gibi bağlamada da kullanılan cilanın önemi çok büyüktür. Gomolak cila ve selülozik vernik tercih edilmeli, sap dışında hiçbir bölgede polyester kullanılmamalıdır.


BAĞLAMANIN ÖLÇÜLERİ :
Bağlama hiçbir çalgıda görülemeyecek derecede farklı boyutlarda yapılan bir çalgıdır. Bağlamanın boyutları anlamında (aynı zamanda kullanılan malzeme itibariyle de) standarda sahip olamayışı "konar-göçer yaşam orijini"ne sahip olmasındandır. Oyma tekne geleneği de standardizasyonu zorlaştıran bir diğer sebeptir. İlk bakışta bu bir dezavantaj gibi görünmekle birlikte, bu durum icracıya oldukça geniş bir tını yelpazesi sunar. Bugün kullandığımız bağlamaların boyutları, 20 ile 52 cm arasında değişmektedir. Kabaca, 20 ile 30 cm tekne boyu arası "cura", 30-35 arası "dede bağlama", 36-44 arası "tanbura", 44-47 arası "çöğür" ("abdal sazı" da denir) ve 48 ve üstü "divan" olarak adlandırılır.

...Bağlamanın sap uzunluğu TEKNE BOYU X 4/3 şeklinde formülize edilebilir. Köprü diye de tabir edilen orta eşik TEKNE BOYU / 5 mesafesine konulur. Ancak bu kuralları ufak toleranslarla esnetmek mümkündür.

1-Meydan Sazı 110 Frekanslı LA sesine akort edilir.Tekne boyu 52,5 cmTekne eni ve derinliği 31,5 cmSap boyu 70 cmTel boyu 112 cm

2-Bağlama 220 Frekanslı LA sesine akort edilir.Tekne boyu 41,5 cmTekne eni ve derinliği 24,9 cmSap boyu 55 cmTel boyu 88 cm

3-Bağlama curası440 Frekanslı LA sesine akort edilir.Tekne boyu 26,5 cmTekne eni ve derinliği 15 cmSap boyu 36 cmTel boyu 58 cm

4-Divan Sazı 146 Frekanslı RE sesine akort edilir.Tekne boyu 49 cmTekne eni ve derinliği 29,4 cmSap boyu 65 cmTel boyu 1 04 cm

5-Tanbura293 Frekanslı RE sesine akort edilir.Tekne boyu 38 cmTekne eni ve derinliği 22,8 cmSap boyu 50 cmTel boyu 80 cm

6- Tanbura Curası 586 Frekanslı RE sesine akort edilir.Tekne boyu 22,5 cmTekne eni ve derinliği 13,5 cmSap boyu 30 cmTel boyu 48 cm



Bağlama da Perde Ayarı

perde_ayar.jpg
 

musyshen

Yeni Üye
Katıldı
21 Eyl 2008
Mesajlar
266
Puanlar
18
Yer
bolu
Enst.
yamaha A2000, Korg pa3x pro, bağlama
A = Eşik ile Re perdesinin boyu
B = Perde yada sap boyu
C = Tekne boyu
D = Eşik mesafesi ( Teknenin 1/5'i )
E = Alt eşik ile üst eşik arası ( Tel boyu )


Tekne boyuna göre sap ölçüsü ne olmalıdır?

A / 0.6 = B ( Uzun sap için )
A / 0.8 = B ( Kısa sap için )
C / 5 = D ( Alt eşiğin konulacağı mesafe )


Perde ayarı nasıl yapılır?

Yukarıda anlatılanlar imal aşamasında bağlamanın standartlara uygun olarak üretilmesine yarayacak bilgilerdi. Ancak, üretilmiş bağlamaların , ne yazık ki çoğu göz kararı imal edildiğinden perde ayarının ölçülerini elimizde bulunan bağlamaları dikkate alarak veriyorum. Şimdi ,perde ayarının hesap makinesi yardımı ile nasıl yapılacağına bakalım.

B * 0.6 = A ( uzun sap )
B *0.8 = A ( kısa sap )

0.9438747 ( sayısını yazdıktan sonra ,hesap makinesinde 2 kez * tuşuna basın ) sayısı ile tel boyu ( E ) mesafesi çarpılır. Çıkan rakam bize "si bemol" perdesinin yerini verdi. Bundan sonra sürekli ( = ) eşittir tuşuna basılır. Her basılışta çıkan rakam, bize sırası ile perde yerlerinin ölçüsünü verecektir. Yani sırası ile şu perdelerin yerlerini bulmuş olacağız :
si bemol ,si , do , do diyez , re , mi bemol , mi , fa , fa diyez , sol , la bemol , la , si bemol , si , do , do diyez ,re.
Bulduğumuz perde yerleri ana sesler ve yarım seslerin yerleridir. Koma seslerin yerlerini yarım sesleri 2 ye bölerek ( yani iki perdenin tam ortasına bir perde bağlayarak ) buluruz. Unutmamamız gereken basit bir nokta da metreyi kullanırken yukarıdaki resimde çizdiğim gibi , teknede tellerin bağlandığı noktadan itibaren metreyi kullanmalıyız..

dost bir siteden alıntıdır...
saygılarımla...
 

Ruhi

Yeni Üye
Katıldı
21 May 2007
Mesajlar
1,693
Puanlar
0
Yaş
61
Yer
MANAVGAT
Enst.
YAMAHA OR700 TR V2 - YAMAHA DSR 200
Bunlar güzel bilgiler. Paylaşım için teşekkürler.
 
porno porno porno hd sincan escort erzurum escort

Son konular

Son mesajlar

Top