Ebru Yaşar: Şarkıyı yüz kişi ister, biri alır müzik haberi | Trakya Müzik
  • Trakya Müzik 18. yılındadır. Lütfen Bildiğiniz konu açanlara yardımcı olunuz.. saygılar.

Ebru Yaşar: Şarkıyı yüz kişi ister, biri alır müzik haberi

Ebru Yaşar: Şarkıyı yüz kişi ister, biri alır
Ebru Yaşar: Şarkıyı yüz kişi ister, biri alır

Müzik sektöründe 23 yılı doldurdu ama kendini “Hep zamansız bir kadın oldum” diye anlatıyor. Yaşadıklarını, “Küllerimden doğup kendimi yoktan var etmeye çalıştım” şeklinde özetliyor. Ebru Yaşar’la cover’ladığı Feridun Düzağaç şarkısı ‘Alev Alev’ için buluştuk. Şarkıyı, müziğini, evliliğini ve medya patroniçeliğini konuştuk.
◊ Çıkış şarkınız ‘Bu Sahilde’den bu yana 23 sene geçmiş...
- Tarihlerle aram yok. Ben çok tarihsiz bir kadınım.
Sebep, yaş alma korkusu mu?
- Hayır ama kimseye yaşını sormak falan gibi takıntılarım hiç olmadı. Hep zamansız oldum.
Geçen yılların bir muhasebesini yapsak... Sizin için her şey dışarıdan göründüğü kadar kolay mıydı?
- Hayır tam tersi, çok zordu. 19 yaşında Anadolu’dan kalkmış, tek başına İstanbul’a gelmiş, konservatuvarı kazanmış, genç bir kızdım. Yanımda kimse yoktu. Teknoloji ve menajerlik sistemlerinin olmadığı zor dönemlerdi. Hep deneme yanılma yoluyla öğrendim. Küllerimden doğup kendimi hep yoktan var etmeye çalıştım. Bu iş için yaratıldığıma ve başka bir iş yapamayacağıma inandım.
Deneme yanılmalar dediniz. Nedir o hatalar?
- Bilinçsiz yapılan anlaşmalar bana çok zaman ve para kaybettirdi. Açgözlü yapımcılar, sömürmeye çalışıyordu. 1990’larda birçok sanatçı arkadaşım bunları yaşamıştı. Şimdi o yüzden yapımcı da kalmadı.




Ebru Yaşar: Şarkıyı yüz kişi ister, biri alır



Matruşka gibiyim
Şarkıcıların kendilerine kraliçe, prenses dediği müzik sektöründe siz nerede duruyorsunuz?
- Mütevazı kişiliğim bu soruya cevap vermeme müsaade etmiyor. Gönüllerde olduğumu çok iyi biliyorum ve insanların vicdanında olmayı tercih ediyorum. Bu uzun bir yol, senelerinizi vermeniz gerek. Ben tecrübeli halimle hâlâ 19 yaşımdaki Ebru’yum.
Peki kendilerini ‘mekânın sahibi’ ilan eden şarkıcılara ne diyorsunuz?
- Benim gibi her tarzı söyleyebilen çok az sanatçı var. Bir şarkıyı pop yapıyorum pop oluyor ya da başka bir şarkıyı alıyorum cover’lıyorum... Ben Ebru’ya has bir şeyim. Matruşka gibi bir kadınım, o matruşkadan da her dönemin kadını çıkıyor; popçu ya da arabeskçi...
Bu sektörde çok dostunuz var mı?
- Azdır.
Çok kazık yediniz mi?
- Yedim, kazığa doydum çok şükür. “Neyle besleniyorsun?” dersen, kazıkla besleniyorum.
1990’larda müzik sektöründe şarkıcılar arasında çok polemik vardı. Şimdi herkes canciğer duruyor. Gerçek mi sizce?
- Çok çabuk samimi olup sonra çok büyük fırtınalarla kavga ediyorlar. Ben camiadan biriyle arkadaşlık etmeye korkuyorum çünkü onun da benim kadar hazımlı ve tecrübeli olması lazım.

Ebru Yaşar: Şarkıyı yüz kişi ister, biri alır






Feridun Düzağaç ters köşe bir ses duymak istemiş olabilir

Feridun Düzağaç’ın ‘Alev Alev’ şarkısını yeniden yorumladınız. Şarkıyı birçok ismin istediği söyleniyordu. Nedir insanların bu ‘Alev Alev’ sevdası?

- Bir şarkıyı yüz kişi ister, biri alır!
Burada devreye paranın gücü mü giriyor?
- Zannetmiyorum. Bence o şarkıya en çok ben inanmışım. Feridun Düzağaç da ters köşe ve farklı bir ses duymak istemiş olabilir.
Şarkıyı neden bu kadar sevdiniz?
- Önceden de sever, dinlerdim. Sevmediğim bir şey zaten bende durmuyor. Ne insanları ona inandırmak için gücüm ne de stüdyoya girdiğimde onu dinleyip söyleyecek bir yüreğim oluyor.
Hiç dinlememiş birine şarkıyı nasıl anlatırsınız?
- Müzikalite olarak çok yüksek, şarkı gibi bir şarkı. Baştan aşağıya duygu yüklü ve her kelimesi dolu, basamak basamak.
Bir süre önce Netflix için bir proje yapacağınız haberleri çıktı. İşin aslı var mı?
- Evet. Bir dizi değil, film. Beni oraya düşünmüşler; kısa ve çarpıcı bir rol. Görüşülen platformlar arasında Netflix de var. Gizlilik anlaşması gereği içerikten şu an bahsedemiyorum. Ocak ayından sonra netleşecek.
Radyo kanalı sahibi olmak güzel bir his
Eşinizin televizyon kanalı ve radyoları var. Medya patroniçeliği yapıyor musunuz?

- Hayır. Kanalın kuruluşunda fikir alışverişinde bulundum. Çünkü bu camia benim işim. Fakat sorsan televizyona ve radyolara üç kere gitmişimdir. Oradakilerin hepsi de benim camidan arkadaşlarım, hiçbirine patronluk yapmıyorum.
Müzik yapan bir kadın olarak radyo kanalı sahibi olmak nasıl bir his?
- Güzel bir his (Gülüyor). Buna kimse “Değil” diyemez. Ne yapmışız? Eşim ve ben sanata yatırım yapmışız. Bunun için de beni o kadar çok tebrik eden oldu ki! Bu camiada çok haksız, adaletsiz şeyler yapıldığına ve çok insanın hakkının yendiğine inanıyorum. Mesela ben radyolarımıza kimin şarkısı geliyorsa, “Arkadaşlar mutlaka değerlendirin” diyorum.
Sizinle tartışan bir ismin de şarkısı radyonuzda çalar mı?



- Çalar, adildir, hiç kişiselleştirmem. İyi bir iş varsa ve çalarsa benim radyomun dinlenirliği artar.
Kendi radyolarınızda size torpil var mı peki?
- O kadar olabilir (Gülüyor).

Ebru Yaşar: Şarkıyı yüz kişi ister, biri alır



Her şeyim yangın yeri gibidir; telaşlı, alevli...
Beş yıldır evlisiniz. Eşiniz Necat Gülseven’le nasıl tanıştınız?

- Bir arkadaş ortamında. Birkaç kere görüştük. Başta bir elektriğimiz olmadı, sonra konuştukça âşık olduk.
Zaman geçip çocuklar olunca aşk sönüyor mu yoksa aynı ateş hâlâ sürüyor mu?
- Ben alev alev, yangınlar falan... Öyle bir kadınım.
Nasıl yani?
- Zaten ateş burcuyum, Aslan! Her şeyim yangın yeri gibidir; telaşlı, alevli... Heyecandan beslenirim. Bende aşk kolay dinmez.
Necat Bey’in neyine vuruldunuz?
- Kirpiklerine. İyi ki onu beklemişim. Bir daha olsa yine onunla olsun isterim.
2 buçuk yaşında ikizleriniz var. Annelik hayatınızı nasıl etkiledi?
- Çok güzel bir duyguymuş. Kelimelere sığmaz.
İsimleri Poyraz ve Ebrusu. Kızınızın ismini ‘Ebrusu’ koymanız megalomanca değil mi?
- Biraz megaloman olabilirim. Sanatçı kontenjanından torpille koydum. Poyraz ismini de babası koydu.
Çocuklarınızın şarkıcı olmasını ister misiniz?
- Bir star geliyor galiba. Oğlum kendini Tarkan zannediyor. Tarkan bütün kliplerinde tişört ve gömlek giyiyormuş, oğlum da gece yatarken bile gömleğini mutlaka giyiyor. Ama bu onların kendi yolu, diyecek bir şey yok.
Etikete bakarım, ben memur kızıyım
◊ Geçen hafta Demet Akalın’ın Berkay’la yaşadığı saat polemiğine siz de dahil oldunuz. Alacak mısınız Akalın’a saat?

- Almayacağım, o kadar pahalı bir saat alamam tabii.

◊ Sanatçı arkadaşlarınıza siz de lüks hediyeler alır mısınız?

- Eşime, çocuklarıma, aileme alırım. Üç gündür tanıdığım insana bunu yapmam. Ben sana eğer 40 bin liralık hediye alıyorsam, bu “Bana karşı gardını al” demektir. Çünkü iş başka bir menfaate döner.

◊ Pahalı ve lüks çantalar kullandığınız yazılıyor. Yatırımınızı çantalara mı yapıyorsunuz?

- Yok, her kadının alabileceği kadar. Kaliteli ürün severim ama gidip bir çantanın 10 rengini satın almam. Mesela marka bir pantolonu daha normal bir tişörtle eşleştirmeyi severim.

◊ Etikete bakar mısınız?

- Bakarım, ben memur kızıyım.
 
Timur İlhan

Yorumlar

Üst