Dinimizde iftira

  • Konbuyu başlatan ferdesu
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar : 9
  • Görünümler : 3K

İyiki Doğdunuz :)

ferdesu

Altın
5 Yıl ve Daha Eski Üyemiz
Özel Üye
Katılım
30 Ocak 2009
Mesajlar
1
Tepkime puanı
103
Puanları
13
Konum
istanbul
Enst.
Korg pa800 keman piyano
Olmayan bir şeyi olmuş gibi anlatmak veya nakletmek. Hayatta insanoğlunun çeşitli arzu ve

beklentileri vardır. Bu beklentilerine bazen erişemeyebilir. Böyle bir durumda, bazıları

kendi kaderine razı olurken; bir kısım insanlar da arzu ettiklerini zorla elde etmeye

çalışırlar. Bu bakımdan iftira, bir kimseyi veya bir şeyi elde etmek veya o şeyi

başkalarından kıskanıp, zarar verme düşüncesinden kaynaklanmaktadır. Her halükârda, dünya

için önemli olan bir nesneye karşı olan zaafın neticesinde iftira yapılır.

İftira son derece kötü ve tahribedici bir hadisedir. Hem iftirayı yapan ve hem de kendisine

iftira edilen kimse için oldukça rahatsız edici bir tutumdur. İftira sonucunda insanlar

arasındaki sevgi ve dostluk bağları zayıflar; dayanışma gücü ortadan kalkar. insanlar

birbirine güven duymaz olurlar. Bu güvensizlik, bir toplumun sosyal hayatını tamamen felce

uğratan yıkıcı bir etki yapar. İftira, toplumdaki güzellikleri yakıp bitiren bir ateş

gibidir.

İftira, toplumda adaletin tam olarak etkisini kaybettiği zamanlarda yaygınlaşabilen bir

sosyal ve ahlâkı hastalıktır. Çünkü adaletsizlik ve takipsizlik, kötü fiillerin

yaygınlaşmasına ve artmasına yol açan bir başıboşluğa sebep olmaktadır.

İslâm'da iftira konusu, üzerinde oldukça fazla durulan bir konu olmaktadır. Çok sayıda

ayet-i kerime, iftira'nın özelliğinden ve onun Allah'ın nezdinde sevilmeyen ve hatta yerilen

bir davranış olduğundan bahsetmektedir.

İftiranın en ağırı namus üzerine atılan iftiradır. Bunu, Hz. Âîşe ile ilgili olarak "İfk"*

olayında görmekteyiz Olay özet olarak şöyle cereyan etmiştir: Hz. Peygamber ashab-ı kirâmla

sefere çıkarken, kura ile belirlenen bir eşini de beraberinde götürürdü. Bu usulle,

Mustalikoğulları Gazâsına da Hz. Âîşe katılmıştı. Konaklama yerinde, devenin üzerindeki

gölgelikten (mahfel) tuvalet ihtiyacı için çıkan Âîşe (r.anhâ), dönüşünde gerdanlığını

düşürdüğünü farketmiş, aramak için yeniden çıkmıştır. Bu sırada ordu yola çıkmış, Hz. Âîşe,

devenin üzerindeki gölgeliğin içinde zannedilmiştir. Dönüşte unutulduğunu anlayan Hz. Âîşe,

orada beklemiş, ordunun arka gözcüsü Safvân b. Muattal O'nu devesine bindirerek yolda orduya

yetiştirmişti.

Münâfıkların reisi Abdullah b. Ubey ve arkadaşları bunu fırsat bilerek Hz. Âîşe'ye zina

iftirasında (ifk) bulundular. Bir aydan fazla bir süreyle bu dedikodu Medîne'de dolaştı. Hz.

Peygamber ve Âîşe validemizin yakınları bu olaya çok üzüldü.

Daha sonra Hz. Âîşe Nûr sûresindeki şu ayetlerle temize çıkardı:

"O uydurma haberi getirip iftira (ifk) atanlar, içinizden bir topluluktur. Onu kendiniz için

bir ser sanmayın, bilakis o, sizin için hayırdır. İftirada bulunanlardan her birinin

kazandığı günaha göre cezası vardır. Onlardan günahın en büyüğünü yüklenene de büyük bir

azap vardır."

"İftirayı işittiğiniz zaman, mümin erkeklerin ve mümin kadınların, kendiliklerinden hüsn-ü

zanda bulunup da: "Bu apaçık bir iftiradır" demeleri gerekmez miydi?"

"Bir de dört şahit getirmeleri gerekmez miydi? Madem ki, bu şahitleri getiremediler, o halde

onlar, Allah nezdinde, yalancıların da kendileridir"

"Eğer Allah'ın lütuf ve merhameti, dünyada ve ahirette üzerinizde olmasaydı, yaydığınız

fitne yüzünden, size mutlaka büyük bir azap dokunurdu."

"Siz o iftirayı dilinize dolamıştınız. Hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığınız şeyi

ağzınızla söylüyor ve onu önemsiz birşey sanıyordunuz. Halbuki bu, Allah nezdinde büyük bir

günahtır "

"O asılsız sözü duyduğunuz zaman: "Bunu konuşmak bize yakışmaz. Haşa! Bu büyük bir

iftiradır" demeniz gerekmez miydi?" (en-Nûr, 24/1116).

Hz. Peygamber inen bu ayetleri tebliğ ettikten sonra; "Ya Âîşe, Allah'a hamd et. Allah seni,

iftiracıların isnadından kesin olarak berî kıldı" buyurdu. Bunun üzerine Âîşe (r.anhâ) nin

annesi: "Kızım, kalk da Resulullah (s.a.s)'a teşekkür et" deyince, Hz. Âîşe; "Hayır kalkmam

ve yalnız Allah'a hamdederim" diye cevap verdi (bk. Buhârî, Tefsîru Sûre, 24/6, Meğâzi, 12,

32, 34, Şehâdet, 2, 15, Eymân, 13, 18, İ'tisâm, 28, Tevhîd, 35, 52; Müslim, Tevbe, 56; Ebû

Dâvud, Salât, 122; Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI, 194, 195, 197; Kamil Miras, Tecrîd-i Sarîh

Tercemesi ve Şerhi, Ankara 1984, VIII, 73-97).

İftira eden kimse, bununla amacına ulaşamaz ve sonunda dünyevî ve uhrevî bakımdan kendisi

zararlı çıkar. Nebî (s.a.s) "İftira eden kimse zarara uğramıştır" (Ahmed b. Hanbel, I, 91)

buyurur.

İffetli bir kadına zina isnadında bulunup da bunu dört erkek şahitle ispat edemeyen bir

kimse kazif cezasına çarptırılır. Bunlara ceza olarak seksen değnek vurulur ve bundan sonra

şahitliklerine güvenilmez (bk. en-Nûr, 24/4; "kazf" mad.). Zina isnadında bulunan kimse

kadının kocası olur ve dört şahitle bunu ispat edemezse "mulâane" yoluna başvurulur

(bk.en-Nûr, 24/6-9; "Liân" mad.).

En ağır iftirayı atan kimse bile sonradan pişmanlık duyar ve durumunu düzeltirse Cenâb-ı

Hakkın mağfiretine nail olabilir (en-Nûr, 24/4-5).

Günümüzde fertlerin birbirine iftirası yanında basın ve yayın yoluyla da iftiralar

yapılmaktadır. Namus, iffet, haysiyet ve zimmet üzerindeki bir iftira ne kadar çok

yayılırsa, iftiracının sorumluluğunun da o nisbette artması tabiidir. Ayette şöyle

buyurulur: "Mümin erkek ve o kadınlara işlemedikleri bir günahla eziyet edenler (onlara

iftira atanlar), doğrusu açık bir günah yüklenmişlerdir" (el-Ahzab, 33/38).

Sami ŞENER
 
Cevap: Dinimizde iftira

iftira çok kötü bir şey, iftiraya uğramak demek suçsuz yere suçlanmak ve dertlerle uğraşmak demektir.
 
Cevap: Dinimizde iftira

aynen katılıyorum kadirbey1985.allah insanı böyle kişilerden korusun.
 
Cevap: Dinimizde iftira

En çirkin iftiralardan rabbime sığınırım
 
Cevap: Dinimizde iftira

Buz kadar lekesiz, kar kadar temiz olsan bile iftiradan kurtulamazsın... (William Shakespeare-HAMLET)
bu arada ne yazık ki tersi olması gerekirken,toplumumuzda ve orta doğu toplumlarında iftira diğer dünya bölgelerine göre yaygın ve fazladır...
iftiradan kurtulmak imkansız...Tanrı nın(aramızda değişik inançlara mensup arkadaşlarımız olacağından genel olarak Tanrı sözcüğünü kullanıyorum...)yardımını istemekten başka çare yok!...
Bütün Semavi Dinler Kutsal Kitaplarında İftirayı yasaklamıştır...İnsanların ne kadar inançlı olduğu yaptıkları ayinlerle,nüsuhlarla,ritüellerle değil işte bu kadar önemli ve hassas davranışlarda gizlidir...
Makale çok güzel anlamlı...Teşekkürler Ferdasu...
Aklıma gelmişken bence İftiranın en ağır halleri Askeri Darbe zamanlarında olmuştur.Nice suçsuz insan işkence görmüş,öldürülmüştür...
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Cevap: Dinimizde iftira

bizzat iftiraya kurban gitmiştim ama peşini bırakmadım ispatlamak için çaresiz kaldım.çok uğraştım ve sonunda başardım kendimi akladım,çoğumuzunda başına gelmiş olabilir,
ALLAH kimsenin başına vermesin çok kötü bi durum,maalesef bazı insanlar para uğruna her türlü iftirayı rahatlıkla atıyo,yalancı şahitlik yapıyo,gerçekten çok kötü bi durum,
ALLAH kimseye yaşatmasın,ben yaşadım biliyorum,

çok önemli ve güzel bi konu açmışsınız ferdesu hanım teşekkürler
 
Cevap: Dinimizde iftira

yorumlarınız için teşekkürler arkadaşlar.geçmiş olsun zafer.gerçektende çok kötü bir durum.aramızda kötü insanlar olmasa ne iyi olurdu:(:(
 
Cevap: Dinimizde iftira

Amin arkadaşlar :)
 
Cevap: Dinimizde iftira

Allah cc senden razı olsun ferdesu bu bilgilendirici paylaşımın için tesekkürler
 
Cevap: Dinimizde iftira

Allah iftiradan ve iftiracılardan bizleri muhafaza eylesin!
 

Benzer konular

Delüxe üyelik Yapın sizinde olsun.. (Sunucu Ödemeleri için katkınız olsun)

Son kaynaklar

İyiki Doğdunuz :)

Geri
Üst