- Katılım
- 21 Ocak 2010
- Mesajlar
- 1,644
- Tepkime puanı
- 66
- Puanları
- 48
- Konum
- Sultanciftlgi/Sultangazi
- Web sitesi
- www.ceptelefonuparcasi.com
- Enst.
- Korg İS40
Yeni yıla gülerek girelim 
Çok soğuk bir kış günü padişah, tebdil'i kıyafet gezmeye karar vermiş.Yanına baş vezirini alıp, yola çıkmış. Bir dere kenarında çalışan yaşlı bir adam görmüşler.Adam elindeki derileri suya sokup, döverek tabaklıyormuş. Padişah, ihtiyarı selamlamış:
- Selamünaleyküm ey pir'i fani...
- Aleykümselam ey serdar'ı cihan...
Padişah sormuş:
- Altılarda ne yaptın?
- Altıya altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor..
Padişah gene sormuş:
- Geceleri kalkmadın mı ?
- Kalktık...Lakin, ellere yaradı...
Padişah gülmüş:
- Bir kaz göndersem yolar mısın ?
- Hem de viyaklatmadan...
Padişahla baş vezir adamın yanından ayrılıp, yola koyulmuşlar. Padişah baş vezire dönmüş:
- Ne konuştuğumuzu anladın mı ?
- Hayır padişahım...
Padişah sinirlenmiş:
- Bu akşama kadar ne konuştuğumuzu anlamazsan kelleni alırım...
Korkuya kapılan baş vezir, padişahı saraya bıraktıktan sonra, telaşla dere kenarına dönmüş. Bakmış, adam hala orada çalışıyor. Telaşla sormuş...
- Ne konuştunuz siz padişahla?...
Adam, baş veziri şöyle bir süzmüş:
- Kusura bakma. Bedava söyleyemem.
Ver bir yüz altın söyleyeyim.
Baş vezir, yüz altın vermiş...
- Sen, padişahı, 'serdar'ı cihan' diye selamladın. Nereden anladın padişah olduğunu?..
- Ben dericiyim. Anlarım, onun sırtındaki deriyi padişahtan başkası giyemezdi...
Vezir kafasını kaşımış:
- Peki, 'altılara altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor' ne demek?...
Adam, 'bu soru daha değerli, 150 altın eder' demiş, vezir vermiş altınları...
- Padişah, 'Altı aylık yaz döneminde
çalışmadın mı ki, kış günü çalışıyorsun?' diye sordu. Ben de, 'Yalnızca altı ay yaz değil, altı ay da kışın çalışmazsak, yemek bulamıyoruz' dedim...
Vezir bir soru daha sormuş:
- 'Geceleri kalkmadın mı?' ne demek?
Adam, bu kez iki yüz altın istemiş, almış...
- Padişah, 'Çocukların yok mu?' diye sordu..'Var, ama hepsi kız. Evlendiler, başkasına yaradılar', dedim..
Vezir gene kafasını sallamış:
- 'Bir de kaz göndersem yolar mısın' dedi,
'sen de hem de viyaklatmadan' dedin, o ne demek?...
Adam gülmüş:
- Onu da sen bul...
Çok soğuk bir kış günü padişah, tebdil'i kıyafet gezmeye karar vermiş.Yanına baş vezirini alıp, yola çıkmış. Bir dere kenarında çalışan yaşlı bir adam görmüşler.Adam elindeki derileri suya sokup, döverek tabaklıyormuş. Padişah, ihtiyarı selamlamış:
- Selamünaleyküm ey pir'i fani...
- Aleykümselam ey serdar'ı cihan...
Padişah sormuş:
- Altılarda ne yaptın?
- Altıya altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor..
Padişah gene sormuş:
- Geceleri kalkmadın mı ?
- Kalktık...Lakin, ellere yaradı...
Padişah gülmüş:
- Bir kaz göndersem yolar mısın ?
- Hem de viyaklatmadan...
Padişahla baş vezir adamın yanından ayrılıp, yola koyulmuşlar. Padişah baş vezire dönmüş:
- Ne konuştuğumuzu anladın mı ?
- Hayır padişahım...
Padişah sinirlenmiş:
- Bu akşama kadar ne konuştuğumuzu anlamazsan kelleni alırım...
Korkuya kapılan baş vezir, padişahı saraya bıraktıktan sonra, telaşla dere kenarına dönmüş. Bakmış, adam hala orada çalışıyor. Telaşla sormuş...
- Ne konuştunuz siz padişahla?...
Adam, baş veziri şöyle bir süzmüş:
- Kusura bakma. Bedava söyleyemem.
Ver bir yüz altın söyleyeyim.
Baş vezir, yüz altın vermiş...
- Sen, padişahı, 'serdar'ı cihan' diye selamladın. Nereden anladın padişah olduğunu?..
- Ben dericiyim. Anlarım, onun sırtındaki deriyi padişahtan başkası giyemezdi...
Vezir kafasını kaşımış:
- Peki, 'altılara altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor' ne demek?...
Adam, 'bu soru daha değerli, 150 altın eder' demiş, vezir vermiş altınları...
- Padişah, 'Altı aylık yaz döneminde
çalışmadın mı ki, kış günü çalışıyorsun?' diye sordu. Ben de, 'Yalnızca altı ay yaz değil, altı ay da kışın çalışmazsak, yemek bulamıyoruz' dedim...
Vezir bir soru daha sormuş:
- 'Geceleri kalkmadın mı?' ne demek?
Adam, bu kez iki yüz altın istemiş, almış...
- Padişah, 'Çocukların yok mu?' diye sordu..'Var, ama hepsi kız. Evlendiler, başkasına yaradılar', dedim..
Vezir gene kafasını sallamış:
- 'Bir de kaz göndersem yolar mısın' dedi,
'sen de hem de viyaklatmadan' dedin, o ne demek?...
Adam gülmüş:
- Onu da sen bul...
