Tarıhı durusma

Cevap: Tarıhı durusma

ey türk genliği.................orduları dağıtılmış,tersaneleri,,,,,,,,,,,,,,,hatta gaflet ve delalet içinde ..............,,, (yani canlarım..peygamber ocağını bile çökerttiler..). Değer yargısı Olmayanın Değerleri Olmaz..Değerleri Olmayanında Değeri Olmaz...Bütün DEĞERLERİMİZ ELDEN GİTMEKTE.....sonrun din ,dil,mezhep deyil...yaşadğımız topraklar elimizden gidiyor...çember daralmakta. ve biz..kahpe Bizans filminde M.Ali Erbilin " acımadı ki "" acımadi ki ni söyleyip duruyoruz..."...uyandığımda..klç ölmesini diliyorum..ülkeyi muhalefetsiz bu hale getirdi..yönetenler kadar yönetilenlerde suçlu......
 
Cevap: Tarıhı durusma

işler tamamen çığrından çıkmış durumda..son habere göre suriyeden gelenler sadece kimliklerini ibraz ederek hiç bir şart aranmaksızın üniversitelere öğrenci olarak kabul edilecek+yurt konusunda öncelik tanınacak!!!!!!bizim çocuklar binbir masrafla sınav kaygısında ekonomik darboğazda,dersanelerde dirsek çürütüyor o yerlere girebilmek için.Sözün bittiği yerdeyiz
http://haber.mynet.com/suriyeli-multeciye-universite-kapisi-652660-politika/
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Cevap: Tarıhı durusma

Hocam doğudu 80 kişi 1 sınıfta ve 2 öğretmen ders veriyo hemde çadırda suriyeli muhaliflerin çocuklarınıda özel okullarda ağırlanıyo şımdi tek bişey söylüycem atatürk e defalarca hakaret etti başbakan suç sayılmıyo dediler peki başbakana hakaret eden bi vatandaş 16yıl hapis cezası niye alıyo ? Cumhuriyeti kuran atatürkmü daha değerli bugün memleketi yerin dibine sokan başbakanmı ?
 
Cevap: Tarıhı durusma

arkadaşlar mynet haberde vardı bana biraz ilginç geldi oldugu gibi kopyalıyorum.

Rodrik'ten Balyoz kararına ağır eleştiri
Rodrik'ten Balyoz kararına ağır eleştiri
Balyoz davasında 20 yıl ceza alan Emekli Org. Çetin Doğan'ın damadı Dani Rodrik, Washington Post gazetesine yazdığı "Türkiye'nin düşük adaleti" başlıklı makalede, mahkemenin kararlarını eleştirdi.
Güncelleme:22 Eylül 2012 16:14

Dünyanın sayılı ekonomistleri arasında gösterilen, Harvard Üniversitesi öğretim üyesi Rodrik "suni" bir yargı sürecinin ardından verilen kararlarla 300'den fazla subaya hapis cezası verildiğini belirterek, Türkiye'deki mahkemelerin, "hangi siyasi görüşte olduğu fark etmeksizin tüm hükümet karşıtlarını cezaevine göndermek için fazla mesai yaptığını" ifade etti.

Hükümetin avukat, siyasetçi, gazeteci, akademisyen ve subayları Ergenekon soruşturmasıyla bastırdığını ifade eden Rodrik, "1000'den fazla Kürt siyasetçi ve aktivistin ise terörle bağlantılı oldukları gerekçesiyle yargılandığını" belirtti. Rodrik, Türkiye'deki tutuklu gazeteci sayısının, Çin ve İran'ınkinden de fazla olduğuna dikkat çekti.
Reklam

“BELGELER SAHTE”

Rodrik, kayınpederi Çetin Doğan dahil 365 muvazzaf ve emekli üst düzey subayın yargılandığı davada verilen kararın dayandırıldığı "suçlama belgelerinin" sahte olduğunun, savunma avukatlarınca tutulan ABD'li, Alman ve Türk uzmanlarca teyit edildiğini belirtti.

Rodrik, "Savcılık, o dönemde zanlılar tarafından üretildiği iddia edilen CD’lerde bulunan imzalanmamış belgeleri kaynak göstererek darbenin 2003 yılında planlandığını öne sürdü. Ancak belgelerin üzerindeki son kayıt tarihleri 2002-2003 olarak görünse de, belgelerde ilk kez Microsoft Office 2007’de kullanılmaya başlayan bazı fontlar ve diğer özellikler bulundu. Dolayısıyla belgelerin bu yazılımın piyasaya çıktığı 2006 ortasından önce hazırlanmış olması mümkün değil. CD’lerin üzerindeki el yazılarının da aynı şekilde sahte olduğu anlaşıldı. Dahası birçok zanlı bu belgeleri hazırladıkları ya da darbe planlama toplantılarına katıldıkları iddia edilen tarihlerde ya Türkiye’nin dışında ya da yüzlerce kilometre uzakta olduklarını kanıtladı. Belgelerde ayrıca 2003 yılında var olmayan ya da o zamandan sonra değişmiş kurum ve yer isimleri gibi sayısız zaman uyumsuzlukları yer alıyor" diye yazdı.

Ünlü akademisyen tüm bu bulguların tek bir sonuca işaret ettiğini, bu sonucun da iddia edilen darbe senaryosunun "düzmece" olduğunu öne sürdü.

“EN TEHLİKELİSİ…”

"Balyoz davasının birçoklarınca Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ordunun kafasını koparmak için kullandığı bir araç olarak görüldüğünü" iddia eden Rodrik, TSK'yı da yıllarca Türk toplumundaki İslamcı güçleri bastıran güçlü bir kurum olarak tanımladı.

En tehlikelisinin mahkemenin "belgede sahtecilikle yaptığı açık ortaklık" olduğunu belirten Rodrik, "Mahkeme hem yerel hem de uluslararası hukuku ihlal ederek, savunmanın, kanıtların bağımsız mercilerce doğrulanması için yaptığı tüm talepleri reddetmiştir" ifadesini kullandı.

Sanıkların ailelerinin BM Keyfi Gözaltı Konusunda Çalışma Grubu'na şikayette bulunduğunu ifade eden Rodrik, uluslararası hukuk uzmanlarından oluşan grubun, eldeki kanıtlar ışığında sanıkların birçoğunun kanuna aykırı şekilde gözaltına alındığı sonucuna vararak, serbest bırakılmaları için çağrıda bulunacağına inandığını belirtti.

Rodrik yazısını şöyle tamamladı:

"Umarım dünya Türkiye'deki bu büyük adli yanlışın üzerinde daha fazla odaklanacak. Türkiye kendini Ortadoğu'daki demokratik özgürlüklerin lideri olarak pazarlarken, bu ve benzeri davalardaki tutumları aksini gösteriyor. Ümit edelim de bu çirkin manipülasyonların aydınlatılması, Türkiye'de hukukun üstünlüğünün daha güçlü bir şekilde kurulduğu günlerin gelmesini hızlandırsın
 
Cevap: Tarıhı durusma

bakarmısınız olaya
Rodrik, "Savcılık, o dönemde zanlılar tarafından üretildiği iddia edilen CD’lerde bulunan imzalanmamış belgeleri kaynak göstererek darbenin 2003 yılında planlandığını öne sürdü. Ancak belgelerin üzerindeki son kayıt tarihleri 2002-2003 olarak görünse de, belgelerde ilk kez Microsoft Office 2007’de kullanılmaya başlayan bazı fontlar ve diğer özellikler bulundu. Dolayısıyla belgelerin bu yazılımın piyasaya çıktığı 2006 ortasından önce hazırlanmış olması mümkün değil. CD’lerin üzerindeki el yazılarının da aynı şekilde sahte olduğu anlaşıldı. Dahası birçok zanlı bu belgeleri hazırladıkları ya da darbe planlama toplantılarına katıldıkları iddia edilen tarihlerde ya Türkiye’nin dışında ya da yüzlerce kilometre uzakta olduklarını kanıtladı. Belgelerde ayrıca 2003 yılında var olmayan ya da o zamandan sonra değişmiş kurum ve yer isimleri gibi sayısız zaman uyumsuzlukları yer alıyor" diye yazdı.
 
Cevap: Tarıhı durusma

Hocam 300 tane subayımız hapiste dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bişey yok o subayların birçoğunun başarı ödüllleri sayısız operasyonda başarı göstermişlerdir yarın bîsavaş çıksa tüyü bitmemiş yeni subaylarmı yöneticek suriyeyle aramız bozuk zaten rusya suriye çîn birleşirler burda bizi mahvederler
 
Cevap: Tarıhı durusma

"Demirağlarla ördük".."Neyi ördün kardeşim?" ..."Biz ördük..."

Çok doğru ördüğünüz şeylerin demirden olduğu kesin...

hapishane_cezaevi_parmaklik.jpg
 
Cevap: Tarıhı durusma

Balyoz'da ceza alan
komutanların gerçek
suçları
(DAHA ÇOK KİŞİYE ULAŞMASI
AMACIYLA PAYLAŞALIM))
Balyoz tertibinde hedef
alınan komutanlardan
330'u dün alınan kararla
hapis cezalarına mahkum
edildi.
Peki, Türkiye'nin yakın
tarihine damga vuran o
komutanlar neden hedef
alındı?
Emekli Orgeneral Çetin
Doğan
NATO'ya bağlı olmayan Ege
Ordusunu komuta etti.
1'inci Ordu Komutanıyken
Batı Çalışma Grubunu
kurdu ve yönetti. İrticai
faaliyetlere karşı
mücadelesiyle tanındı.
Ulusalcı-Kemali st görüşlere
sahip olduğunu hiçbir
zaman gizlemedi.
Emekli Orgeneral H.
İbrahim Fırtına
NATO çizgisine uzak duran
bir kuvvet komutanıydı.
Askeri teknolojide ABD
yerine Rusya ve Çin'i tercih
etti.
2004 ve 2005 tarihlerinde
Rusya ve Çin’i ziyaret
ederek hava savunma
sistemleri ve uzay
programlarında işbirliği için
görüşmeler yaptı.
YAŞ üyesi Orgeneral Bilgin
Balanlı
Eskişehir'de görev yaptığı
dönemde Haçlı İrtica
merkezine karşı verdiği
mücadeleyle tanınıyor.
Balyoz davası
suçlamalarında irtica
merkezi olarak kullanılan
Bilvanis çiftliğine yönelik
istihbarat raporları sözde
delil olarak kullanıldı.
Emekli Org. Ergin Saygun
6 Kasım 2006 tarihinde
ABD ziyareti sırasında
gittiği Beyaz Saray’da
üstünün aranmasını
reddetti ve o kapıdan içeri
girmedi.
Kısa süre önce yazdığı
kitapta neden hedef
alındığını açıkladı.
Saygun, Irak'ın Kuzeyine
düzenlenen Güneş
harekatında ABD Özel
Kuvvetleri'nin PKK'ya
yardımını yazdı. Türk
askerini gözetleyen ABD ve
İsrail İHA'alarını vurun emri
verdiklerini açıkladı.
Emekli Korgeneral Engin
Alan
CIA güdümlü ve NATO’ya
bağlı olduğu için dağıtılan
Özel Harp Dairesi’nden
sonra kurulan Özel
Kuvvetler Komutanlığı'nı
yönetti. Abdullah Öcalan'ın
Kenya’da yakalanma
operasyonunu Türkiye’den
yönetti.
Şemdin Sakık’ın Kuzey
Irak'tan Yarasa Operasyonu
ile Türkiye'ye
getirilmesinde görev aldı.
Emekli Koramiral Kadir
Sağdıç
Deniz Kuvvetleri
Komutanlığı'nda
üslenmeye çalışan F-Tipi
yapıya karşı mücadele etti.
Deniz Kuvvetleri
Komutanlığı'nın yüksek
teknolojiye ulaşmasına
önemli katkı yaptı.
Dış ülkelerden teknoloji
satın almak yerine milli
teknoloji üretimi için
projeler geliştirdi. Bu
projeler en çok Amerika'yı
rahatsız etti.
Emekli Koramiral Feyyaz
Öğütçü
Deniz Kuvvetleri
Komutanlığı'na sızan
Fethullahçı grupları tespit
etti. İlk önce F Tipi şantaj
çetesi tarafından internette
yayınlanan görüntüleriyle
hedef alındı.
Tespit ettiği gruplar
hakkında 9 ayrı soruşturma
açtı. SAT Grup
Komutanlığı'nda kurulan
F-Tipi yapıyı ortaya çıkardı.
Emekli Tümamiral Cem
Gürdeniz
Tuğamiralken, Karadeniz’de
Türkiye’nin ulusal
operasyonu olarak
başlatılan Uyum
Harekâtı’nın planlayıcısı ve
uygulayıcısıydı .
Karadeniz’deki bu
operasyona Rusya ve
Ukrayna’nın katılımını
sağladı. Böylece ABD’nin
Karadeniz'e girmesi
engellendi.
Ömer Faruk Ağa Yarman
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin
modernize edilmesi ve
teknolojik gelişiminin
sağlayanı sağlayan
Havelsan Başkanı'ydı. Türk
beyin gücüyle milli
sistemler geliştiriyordu.
Amerika'nın kaynak
kodlarını vermedi F-16
savaş uçakllarına müdahale
etti. F-16'ların üzerine
elektronik cihazlar taktı.
Bütün bunları Amerika'dan
habersiz gerçekleştirdi.
 
Cevap: Tarıhı durusma

malesef bu ülkede adalet artık sadece bayan ismi başka bır anlam ifade etmıyor....
 

Benzer konular

Delüxe üyelik Yapın sizinde olsun.. (Sunucu Ödemeleri için katkınız olsun)

Son kaynaklar

Geri
Üst